ečeli

【副】
还不是,还没准备好

Hejeni Hesenkuni (赫真语辞典). 2010.

Look at other dictionaries:

  • eceli gelmek — ölümü veya yok olması kaçınılmaz duruma gelmek Eceli geldikten sonra ha karada ha denizde. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eceli gelen köpek cami duvarına siyer — herkesin üzerine titrediği, kutsal saydığı şeyi kötüleyen, bozan kimse mutlaka kötü bir sonuçla karşılaşır anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kırk yıl kıran olmuş, eceli gelen ölmüş — salgın ve öldürücü hastalık da olsa eceli gelmeyen ölmez anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kırkyıl kıran olmuş, eceli gelen ölmüş — ecel gelmedikçe ölünmeyeceği inancını anlatan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aç ile eceli gelen söyleşir — açın gözü hiçbir şeyi görmez, karnını doyurabilmek için kendisine güçlük çıkaran kimseyi öldürebilir anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ecel — is., Ar. ecel Hayatın sonu, ölüm zamanı Vaktinize hazır olun / Ecel vardır gelir bir gün. Yunus Emre Birleşik Sözler ecel beşiği ecel şerbeti ecel teri Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller ecel aman verirse ecel geldi ciha …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Karaisali — Original name in latin Karaisal Name in other language Ceceli, Karaisali, Karaisal eceli State code TR Continent/City Europe/Istanbul longitude 37.25667 latitude 35.05889 altitude 271 Population 6690 Date 2012 01 18 …   Cities with a population over 1000 database

  • — sf., çı, cı 1) Yemek yemesi gereken, tok karşıtı Aç ne yemez, tok ne demez. Divanü Lügati t Türk 2) is. Yiyecek bulamayan kimse Ben hem öksüzüm hem yetimim hem de tam 23 saattir açım. Y. K. Karaosmanoğlu 3) mec. Gözü doymaz, haris Ne aç adam. 4)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • esprili — sf. 1) Esprisi olan Kısa ve esprili sunuşlarını bizzat kendi yapardı. H. Taner 2) Espri yapma niteliğini taşıyan (kimse) Esprili bir zat, insan üç kere ölür demiş: Bir kere memur olunca, bir kere evlenince, bir kere de eceli ile! H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kırk — is. 1) Otuz dokuzdan sonra gelen sayının adı 2) Bu sayıyı gösteren 40, XL rakamlarının adı 3) sf., mat. Dört kere on, otuz dokuzdan bir artık Birleşik Sözler Kırkağaç kavunu kırkambar kırkayak kırk basması kırkbayır …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.